Dünyanın Sessizliğine Bürünmüş Şehir; Doğu Guta

Ortadoğu'da ki sonu gelmez katliamlara bir yeni cephe daha açıldı. Doğu Guta. Geçtiğimiz zamanlarda Halep üzerinde yaşananlardan nasibini almamış Müslüman Alemi, Doğu Guta'da ki katliama da sessiz kalmaya devam ediyor. Tarihin farklı dinlerine sahip olan devlet mensuplarının oy birliği ile yahut, kendi çıkarları için kurdukları meclis adı altında gerçekleşen anlaşmalarla bu mazlumların yaşama haklarının nasıl bir neticede olacağı belirlenmekte. Bu biz Müslümanlar için en iç açıcı olaylardan birisidir. Dinimizin hakim olduğu topraklar üzerinde hak iddiasına kapılmış batılı milletlerin, dilleri ile karşı çıktıkları katliamların baş yapıtlığını üstlendiklerini her zaman göz ardı ettirmeye çalışmışlardır.
 Bu toprak kavgasının başladığı günden, şimdiki zamana kadar batılı milletler; katledilen binlerce sivilin sözde içerisinde bulundukları savaş yüzünden öldürüldüğünü bahane ederken, neden öldürüldüğü sorusunun gerçek yüzünü kamuoyuna bir türlü ibraz edememektedirler. 

Falanca televizyon kanalı haber başlığında; '' Şu gün şu bölgede şu kadar sivil hayatını kaybetti. Ölen sivillerin çoğunluğu çocuklardan oluşuyor. ''

 Bundan 200 sene önce, böyle bir olay olduğunda, Devlet-i Aliyye katliamı yapanların üzerine bir yıldırım gibi düşerdi. Bizim bu coğrafyada yaşayan Müslüman kardeşlerimize el uzatmamamızın sebebi nedir? Farklı devlet sınırları içerisinde kaldığımızdan ötürü olduğunu düşünüyor musunuz?
Hemen 50 kilometre ötenizde, bombalar patlıyor. Çocuk çığlıkları şehirlerden yükselen toz bulutlarına karışıyor. Ve Biz Müslümanlar, sıcacık odamızda oturarak bunları seyre dalıyoruz. Şuanda kendi Müslümanlığımdan utanç duyduğumu ziyadesiyle belirtmek istiyorum. 

Ülkeler arası bir sınır politikasının olması bizim uydurduğumuz bir bahanedir. Oracıkta, yanı başınızda bizimle aynı dine mensup öz ve öz kardeşlerimiz katledilirken, bizlerin kör bir gözle onları seyre dalmamız, dile getirilemeyecek kadar alçakça bir davranıştır. Bizlerin heybeti düşmanlarımızın kalplerinden çoktan gitmiş vaziyettedir. Çeşitli televizyon programlarından, 20. yüzyılın en belalı icadı telefon başında vakit öldürmekten, bu olayları her zaman ikinci plana atmaktayız. Uzun yıllar boyunca süre gelen bu olaylara alıştırılmış olmamız bizlerin karşılaştığı en korkunç dönemlerden birisidir. Ve bununla da yetinmeyip, bu olaylara sessiz kalışımız bu durumu daha da ciddileştirmektedir.

İnandığımız yoldan giderken, yoldan sapanlardan olmayalım.. 
Doğu Guta'da ki kardeşlerimiz için dua edelim. Selametle.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder