Cennetin Krallığı (Kingdom Of Heaven)

Ortadoğu'nun kanlı topraklarında, çekişmeli mücadelelerin niçin olduğunu biliyor musunuz? Özellikle Yahudilerin Filistin topraklarını niçin işgal ettiği konusunda bir bilginiz var mı? Tam 1000 yıllık devam eden şiddetli kavganın günümüzdeki hali bu şekildedir. Kavganın ana kaynağı ise; Kudüs'tür. Hristiyanların, Müslümanların ve Yahudilerin kutsal olarak bildiği bu topraklarda devam eden amansız mücadelelerden şimdiye kadar bir kazanan olmadı. Şimdi; Kudüs'ün anlamını, önemini açıklayan çok güzel bir film önerim olacak sizlere.
  11. Yüzyılın başlarında, Ortadoğu'da dönemin en güçlü Müslüman Devleti, Eyyubi Hanedanlı'ğı hüküm sürmektedir. Hükümdarın adı Selahaddin Eyyubi'dir ve devletin kurucusudur. Film boyunca bu karakteri izlediğinizde, kendisine tarihte niçin İslam Komutanı dendiğini daha iyi anlayacaksınız. Henüz Selahaddin doğmadan önce Kudüs'e bir haçlı ordusu gelmiştir. Şehri günler süren kuşatmadan sonra ele geçirerek, içerisinde bulunan bütün Müslümanları teker teker kılıçtan geçirmişlerdir. Katolik Kilisesi'nin ruhani insanı Papa'nın kana susamış canavar kişiliği, kanına girdiği zavallı avrupalı gençlere zenginlik vaat ederek, onları buralara kadar sürüklemiştir. Şehrin içerisine girdiklerinde karşılarına çıkan her bir masum sivile bakarak, gözlerine bürüdüğü zenginlik vaadinin şartlarını yerine getirerek, her birini kılıçtan geçiriyorlardı. Oysa ki yıllar sonra kendilerine verilen ufacık toprak parçasından gelir elde edemeyeceklerini anladıklarında iş işten geçmiş olacaktı. 

  Filmde yine gözümüze çarpacak önemli isimlerden birisi de; Orlando Blum olacaktır. Hristiyan kafilesinin bulunduğu bir gemiye atlayıp, o da zengin olmak istediği Kudüs topraklarına kadar gelir. Bunun dışında, babasının Kudüs'te büyük bir araziye sahip olan bir Lord oluşu, işini daha da kolaylaştıracak ve ilerleyen zamanlarda, Kudüs Krallığı'nın yöneticileri arasına girecektir. O zamanlar Selahaddin Eyyubi ile Kudüs Kralı arasında ateşkes bulunuyordu. Ancak Krallığın içinde ki bir generalin Müslüman köylere saldırması ve ordusunda ki bir rütbeli askerin, Selahaddin'in kız kardeşini öldürmesi, ortalığı karıştırır. Selahaddin top yekün ordusu ile Kudüs'e sefere çıkar. Ancak yol kenarında bulunan bir kalenin önünde, dost olduğu Kudüs Kralı ile karşı karşıya gelir. Generalin en ağır şekilde cezalandırılıp sürgün edileceğini söyleyince, Selahaddin dostluğunu devam ettirir ve ordusunu geri çeker. 
Sonrasında çekici görüntülere ev sahipliği yapan savaş sahneleri ile filme adeta odaklanacağınızı söyleyebilirim. Kudüs şehrinin kuşatma sahnelerini en ince ayrıntısına kadar, doğru bir şekilde çekmişler. Okuduğum kitaplardan da çoğu yerini uyarladıklarını söyleyebilirim. Yabancı bir yapıt olmasına rağmen Müslümanları hiç bir şekilde kötülemeyen bu film, izleyicide etki de yaratabiliyor. 
Tarihi savaş filmlerine merakınız varsa ve henüz izlemediyseniz, bu filmi kesinlikle tavsiye ediyorum.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder